₺2.850
Kargo dahil son fiyat. Sepette ek ücret çıkmaz.
Stokta
Beden Tek beden
Ölçüler: 45 × 35 × 8 cm
Adet
Andina ön cepli kanvas çanta, günlük kullanımın yanı sıra yoga ve pilates eşyalarını taşımak için tasarlandı. 320 gramlık dayanıklı kanvas gövde, Peru’dan getirilen dokuma şeritlerle stüdyoda sipariş üzerine tamamlanır.
45 × 35 × 8 cm ölçülerindeki çantanın denimle güçlendirilmiş ön cebi telefon veya termos için alan sunar. Fermuarlı iç cep küçük eşyaları ayrı tutar. çantanın ağzı bağcıkla kapatılır. Dokuma şeritlerin oluşturduğu alana yoga matı yerleştirilebilir.
Doğal lifli kanvas yıkandığında çekebilir. Silerek temizleyin ve sererek kurutun.
Bu seçenekte bej kanvas gövdeyi kahverengi desenli dokuma şeritler tamamlar.
Çantalarımız doğal liflerden üretilmiştir ve yıkandığında çekme yapması beklenir. Bu nedenle silerek temizleyiniz ve sererek kurutunuz.
Güvenli ödeme iyzico ile. Kart bilgileriniz sitemizde saklanmaz.
ANDİNA & NASCA · PERU’DAN ANKARA’YA
Peru’dan özel olarak getirilen kumaşlarla hazırlanan SIS STUDIO Andina kemer, çanta ve etekleri, And Dağları’nın yaşayan tekstil geleneğini modern bir yorumla günlük tarza taşır. Hayvan figürleri, insan tasvirleri ve geometrik motiflerden oluşan bu desen dünyası; doğanın, yerel yaşamın ve kuşaktan kuşağa aktarılan hikâyelerin izlerini taşır. Nasca kemer tasarımlarında ise Peru’nun ünlü çöl çizgileri, pamuklu poplin kumaş üzerindeki desenlerde yeniden karşımıza çıkar. Ankara’daki atölyemizde sınırlı sayıda üretilen bu özel aksesuarlar, güçlü renkleri ve karakterli desenleriyle günlük stilinize ayrıcalıklı bir dokunuş katar.



And Dağları’nın tekstil geleneğinde renkler ve desenler, doğayla kurulan ilişkinin, inançların ve gündelik yaşamın izlerini taşır. Peru’da İnka İmparatorluğu’ndan binlerce yıl önce gelişmeye başlayan bu gelenek, bugün de yerel dokumacıların ellerinde yaşamaya devam eder. Bir kumaşın üzerindeki hayvan, insan ya da geometrik şekil; onu dokuyan kişinin dünyasından bir ayrıntıyı anlatabilir. Desenler kuşaktan kuşağa aktarılırken yeni hikâyeler de kazanır; aynı motifin anlamı bölgeye, topluluğa ve dokumacıya göre değişebilir.
Bu mirasın en bilinen dönemlerinden biri, merkezi Cusco olan İnka İmparatorluğu’dur. İnkalar ülkelerine Quechua dilinde “dört bölgenin birlikteliği” anlamına gelen Tawantinsuyu adını veriyordu. 15. yüzyılda genişleyen imparatorluk, farklı coğrafyaları ve toplulukları bir araya getirirken dokumalar da aidiyetin, toplumsal konumun ve törensel yaşamın önemli bir parçasıydı. İnka köken efsanelerinden birinde, Güneş’in çocukları Manco Capac ve Mama Ocllo’nun Titikaka Gölü’nden çıkarak Cusco’yu kurmak üzere yola koyulduğu anlatılır. Göl, dağlar ve gökyüzü, bu anlatılarda yaşamın ve kutsal olanın birbirine bağlandığı yerlerdir.
Bu düşünce dünyasının kökleri İnkalardan daha eskiye uzanır. Erken Peru kültürlerinin bazı ritüel tasvirlerinde insan, güçlü hayvanlar ve doğaüstü varlıklar iç içe geçer. Şamanik geleneklerle ilişkilendirilen bu dönüşüm imgeleri, insanın doğayla ve görünmeyen dünyayla kurduğu bağı düşündürür. Tekstiller de yüzyıllar boyunca hem gündelik kullanımın hem törenlerin ve atalara duyulan saygının bir parçası olmuştur.
And dünyasının simgesel anlatımında puma, yeryüzü ve onun gücüyle; kondor, gökyüzüyle ilişkilendirilir. Yılan, su ve bereketle bağlantılı kutsal imgeler arasında yer alır. Basamaklı haç biçimindeki chakana, birçok Quechua topluluğunda değerler, mevsimler ve kutsal varlıklarla ilişkilendirilen bir semboldür. Llama, yük taşıyan, lifleriyle dokumaya katkı sağlayan ve dağ yaşamına eşlik eden hayvan olarak kumaşlarda kendine yer bulur. Yaratıcı tanrı Viracocha ise And inanç dünyasının önemli figürlerinden biridir; bazı eski sanat eserlerindeki iki elinde asa tutan tanrısal figür, araştırmacılar tarafından onunla ilişkilendirilir.
İnsan figürleri de bu desen dünyasının bir parçasıdır. “Dedikoducu kız” adıyla aktarılan chismosa, SIS STUDIO’nun bu hikâyedeki yorumunda, desenlerin gündelik hayata ve insanın mizahına yakın tarafını hatırlatan bir ayrıntıdır.
Peru’nun güneyindeki Nasca çizgileri ise bu coğrafyanın başka bir görsel mirasını oluşturur. İnka İmparatorluğu’ndan çok önce, çöl yüzeyine işlenen büyük hayvan figürleri ve geometrik çizgilerin hangi amaçlarla kullanıldığı hâlâ araştırılır. Törensel işlevleri üzerinde durulan bu çizgiler, ölçekleri ve desen çeşitliliğiyle bugün de merak uyandırır. SIS STUDIO’nun Nasca tasarımlarında, bu çizgilerin görsel dünyası Peru menşeli pamuklu poplin kumaş üzerindeki desenlerle günlük giyime taşınır.
SIS STUDIO, Peru’dan özel olarak getirilen kumaşları Andina kemer, çanta ve etek serisinde, Nasca kemer tasarımlarıyla birlikte modern bir yorumla buluşturur. Ankara’daki atölyede sınırlı sayıda hazırlanan bu parçalar, Peru’nun dokuma ve desen mirasını günümüzün kullanım biçimleriyle yaşatır. Bir elbiseyi tamamlayan kuşak kemerde ya da gün boyunca size eşlik eden bir çantada, renkler ve desenler günlük tarza ayrıcalıklı bir dokunuş katar. Taşıdığınız parça, uzak bir coğrafyanın hikâyesine kendi hayatınızda yer açar.