₺2.200
Kargo dahil son fiyat. Sepette ek ücret çıkmaz.
Stokta
Beden Seçiniz
| Beden | Kuşak boyu (bağcıklar hariç) | En |
|---|---|---|
| XS | 73 cm | 15 cm |
| S | 77 cm | 15 cm |
| M | 81 cm | 15 cm |
| L | 85 cm | 15 cm |
Ölçünüze özel üretim için sipariş notunuza beden ölçünüzü yazınız. Ek ücret alınmaz. Tek beden üretilen parçaların ölçüsü kendi ürün açıklamasında belirtilir.
Adet
Andina bej kuşak kemer, Peru menşeli Llicla dokumasını güçlendirilmiş denimle birleştirir. Şerit desenli dokuma yüzü ve denim yüzüyle çift taraflı kullanılabilen iki parçalı tasarım, Japon obi kemerlerinden ilham alır.
Oversize gömlek, blazer veya elbisenin belini belirginleştirmek için kullanabilirsiniz. Dokuma ya da denim yüzünü öne çıkararak aynı kemerle farklı kombinler oluşturabilirsiniz. XS, S, M ve L seçenekleri için ürün sayfasındaki beden tablosunu inceleyin.
Kuru temizleme önerilir. Makinede hassas programda, en fazla 30°C’de yıkanabilir. Kurutma makinesi kullanmayınız. Sererek kurutunuz.
Güvenli ödeme iyzico ile. Kart bilgileriniz sitemizde saklanmaz.
ANDİNA & NASCA · PERU’DAN ANKARA’YA
Peru’dan özel olarak getirilen kumaşlarla hazırlanan SIS STUDIO Andina kemer, çanta ve etekleri, And Dağları’nın yaşayan tekstil geleneğini modern bir yorumla günlük tarza taşır. Hayvan figürleri, insan tasvirleri ve geometrik motiflerden oluşan bu desen dünyası; doğanın, yerel yaşamın ve kuşaktan kuşağa aktarılan hikâyelerin izlerini taşır. Nasca kemer tasarımlarında ise Peru’nun ünlü çöl çizgileri, pamuklu poplin kumaş üzerindeki desenlerde yeniden karşımıza çıkar. Ankara’daki atölyemizde sınırlı sayıda üretilen bu özel aksesuarlar, güçlü renkleri ve karakterli desenleriyle günlük stilinize ayrıcalıklı bir dokunuş katar.



And Dağları’nın tekstil geleneğinde renkler ve desenler, doğayla kurulan ilişkinin, inançların ve gündelik yaşamın izlerini taşır. Peru’da İnka İmparatorluğu’ndan binlerce yıl önce gelişmeye başlayan bu gelenek, bugün de yerel dokumacıların ellerinde yaşamaya devam eder. Bir kumaşın üzerindeki hayvan, insan ya da geometrik şekil; onu dokuyan kişinin dünyasından bir ayrıntıyı anlatabilir. Desenler kuşaktan kuşağa aktarılırken yeni hikâyeler de kazanır; aynı motifin anlamı bölgeye, topluluğa ve dokumacıya göre değişebilir.
Bu mirasın en bilinen dönemlerinden biri, merkezi Cusco olan İnka İmparatorluğu’dur. İnkalar ülkelerine Quechua dilinde “dört bölgenin birlikteliği” anlamına gelen Tawantinsuyu adını veriyordu. 15. yüzyılda genişleyen imparatorluk, farklı coğrafyaları ve toplulukları bir araya getirirken dokumalar da aidiyetin, toplumsal konumun ve törensel yaşamın önemli bir parçasıydı. İnka köken efsanelerinden birinde, Güneş’in çocukları Manco Capac ve Mama Ocllo’nun Titikaka Gölü’nden çıkarak Cusco’yu kurmak üzere yola koyulduğu anlatılır. Göl, dağlar ve gökyüzü, bu anlatılarda yaşamın ve kutsal olanın birbirine bağlandığı yerlerdir.
Bu düşünce dünyasının kökleri İnkalardan daha eskiye uzanır. Erken Peru kültürlerinin bazı ritüel tasvirlerinde insan, güçlü hayvanlar ve doğaüstü varlıklar iç içe geçer. Şamanik geleneklerle ilişkilendirilen bu dönüşüm imgeleri, insanın doğayla ve görünmeyen dünyayla kurduğu bağı düşündürür. Tekstiller de yüzyıllar boyunca hem gündelik kullanımın hem törenlerin ve atalara duyulan saygının bir parçası olmuştur.
And dünyasının simgesel anlatımında puma, yeryüzü ve onun gücüyle; kondor, gökyüzüyle ilişkilendirilir. Yılan, su ve bereketle bağlantılı kutsal imgeler arasında yer alır. Basamaklı haç biçimindeki chakana, birçok Quechua topluluğunda değerler, mevsimler ve kutsal varlıklarla ilişkilendirilen bir semboldür. Llama, yük taşıyan, lifleriyle dokumaya katkı sağlayan ve dağ yaşamına eşlik eden hayvan olarak kumaşlarda kendine yer bulur. Yaratıcı tanrı Viracocha ise And inanç dünyasının önemli figürlerinden biridir; bazı eski sanat eserlerindeki iki elinde asa tutan tanrısal figür, araştırmacılar tarafından onunla ilişkilendirilir.
İnsan figürleri de bu desen dünyasının bir parçasıdır. “Dedikoducu kız” adıyla aktarılan chismosa, SIS STUDIO’nun bu hikâyedeki yorumunda, desenlerin gündelik hayata ve insanın mizahına yakın tarafını hatırlatan bir ayrıntıdır.
Peru’nun güneyindeki Nasca çizgileri ise bu coğrafyanın başka bir görsel mirasını oluşturur. İnka İmparatorluğu’ndan çok önce, çöl yüzeyine işlenen büyük hayvan figürleri ve geometrik çizgilerin hangi amaçlarla kullanıldığı hâlâ araştırılır. Törensel işlevleri üzerinde durulan bu çizgiler, ölçekleri ve desen çeşitliliğiyle bugün de merak uyandırır. SIS STUDIO’nun Nasca tasarımlarında, bu çizgilerin görsel dünyası Peru menşeli pamuklu poplin kumaş üzerindeki desenlerle günlük giyime taşınır.
SIS STUDIO, Peru’dan özel olarak getirilen kumaşları Andina kemer, çanta ve etek serisinde, Nasca kemer tasarımlarıyla birlikte modern bir yorumla buluşturur. Ankara’daki atölyede sınırlı sayıda hazırlanan bu parçalar, Peru’nun dokuma ve desen mirasını günümüzün kullanım biçimleriyle yaşatır. Bir elbiseyi tamamlayan kuşak kemerde ya da gün boyunca size eşlik eden bir çantada, renkler ve desenler günlük tarza ayrıcalıklı bir dokunuş katar. Taşıdığınız parça, uzak bir coğrafyanın hikâyesine kendi hayatınızda yer açar.